İDEAL YURTLARI
İDEAL’den: Konfor Alanı

İDEAL’den: Konfor Alanı

Konfor Alanı Nedir, Nasıl Oluşur?

            Kendimizi rahat ve tanıdık hissettiğimiz her durumda bir konfor alanı içerisindeyizdir. Egomuz bizi bu alanda tutmak için elinden gelen her şeyi yapar. Bu alanda her şey yolunda gibi, iyi gibi keyifli gibi gelir; “gibi” diyoruz çünkü bu durum geçici bir süreçtir. Konfor alanının ileri seviyelerinde sıkıcılık ve monotonluk baş gösterecektir ki bu konfor alanını bir ıstırap alanına çevirecektir. Kısacası konfor alanında bir sabitlik söz konusudur. Başarılı insanlar, kariyerlerinde ilerleyen kişiler ve hızla büyüyen kurumlar konfor alanı dışında sürekli bir değişim hali içerisindedirler.

Konfor Alanı

            Minimum stres, rahatlık ve durağanlığın hüküm sürdüğü bir evredir. Bu alan insanın farkında bile olmadan içinde bulunduğu ve yaşamını bir şekilde sürdürmeye çalıştığı yerdir. Değişime karşı direnç göstermenize neden olur ve haliyle sizi gelişimden uzaklaştırır. Bir süre sonra bu alandaki hiçbir şey size heyecan vermemeye ve hayatınıza depresif bir monotonluk hâkim olmaya başlar. Örneğin; evinizin bir köşesinde yıllardır bir piyanonuz var. Genelde tek başınızayken piyanonuzun başına oturuyorsunuz ve bu yeteneğinizi kalabalık bir grup karşısında sergilemeyi tercih etmiyorsunuz. Hep benzer parçaları çalıyorsunuz, doğal olarak hepsini içselleştirmişsiniz. Zaman içerisinde, hep aynı şarkıları tek başınıza çalmanız, bu alana karşı heyecanınızı köreltecektir. Piyano başına geçme sıklığınız azalacak; bu çalgı aleti üstü tozlu bir monotonluk abidesine dönüşecektir.

Konfor Alanınızdan Cesaretle Çıkın!

            Konfor alanı, insanların ilerlemesini engelleyen, kişilerin zamanla pas tutmasına sebep olan bir çapa gibidir. Bu alanın içerisinde bulunan birey kendini güvende hisseder fakat köreldiğinin farkında değildir. Çıkış yolu ise cesarettir. “Peki, konfor alanının dışına nasıl çıkarım?” diyorsanız işte şöyle: Konfor alanının bir tık dışı gelişme alanıdır. Bireyleri ve kurumları geliştiren ve esasında bulunulması gereken bölge burasıdır. Gelişme alanı konforun bozulduğu değişimin başladığı alandır. Bu alanda eskiye dair bir takım oluşumlar yıkılır. Gelişme alanının bir tık dışı ise panik alanıdır ve korku, huzursuzluk, çaresizlik, umutsuzluk, saldırganlık gibi tutumların bulunduğu bölgedir.

            Örneğin; konfor alanınızdasınız, sürekli yemek yiyorsunuz, spor yapmıyorsunuz hatta bir eylemsizlik hali içerisindesiniz. Her gün şerbetli tatlılar, hamur işleri, yan gelip yatmalar… Hızla kilo alıyorsunuz ve bu durumdan gayet memnunsunuz. Gün geçtikçe aldığınız kilolar sağlığınızı olumsuz etkilemeye başladığında ise içinde bulunduğunuz durumdan rahatsız olmaya başlıyorsunuz. İşte bu süreçte alacağınız mantıklı bir karar - spora başlamak gibi - sizi konfor alanı dışına çıkaracaktır. Bu örnek üzerinden devam edecek olursak; konfor alanı dışında neler var? Günlük diyet, besin seçimi, düzenli spor, sağlıklı yaşama dair ne varsa…

            Verilen kararın ardından uygulamaya geçildiğinde, konfor alanının artık bir gelişme alanına dönüştüğü gözlemlenmektedir. Bu fazlasıyla olumlu sayılabilecek değişim, kişiye yeni durum hakkında bilgiler verecektir. Ego ise konfor alanında kalmak için elinden geleni yapacaktır. Ego kendini genellikle zihin sesleriyle göstermektedir. Örneğin siz konfor alanından, gelişme alanına geçmek için hareketlenirken egonuz; “…yalnızca spor yaparak kilo veremezsin. Her gün tatlı yemezsen bayılırsın. Sen balıketlisin, kemiklerin iri yoksa kilolu değilsin! Boşuna rahatını bozma.” diyebilir. (:

Zihninizin Sesine Kulak Verip Vazgeçerseniz Tekrar Konfor Alanına Dönersiniz!

            Vazgeçilen her karar sizin kendinize olan güveninizi sarsacaktır. Kendinize karşı verdiğiniz bir sözü tutmamanız, egonuzu ne kadar mutlu etse de ilerlemenizi ve gelişmenizi durduracaktır. Aslında ego da kötülüğünüzü istemiyor; bilinçaltı seviyesinde çalışan bu mekanizmanın tek amacı içinde bulunduğunuz durumu ve sizi korumak. (: Bu nedenle konfor alanı dışına çıkmak potansiyel bir değişim süreci olarak sizi mutsuz edebilme ihtimaline karşın içgüdüsel olarak bilinçaltı tarafından engelleniyor. Kısacası eski defterlerin kapanması ve değişimin başlaması için egonun ölmesi gerekmektedir.

Mesleğinizin De Bir Konfor Alanı Olabileceğini Unutmayın!

            Sürekli olarak yeni fikirler üretiyor, farklı denizlere açılan yelkenlilerde kendinizi hayal ediyorsunuz. Siz düşündükçe karşınıza yeni iş fırsatları çıkıyor ve iş değiştirmeniz için teşvik ediliyorsunuz fakat arka plandaki ego durmadan konuşuyor: “Sakın işini bırakma! Bu zamanda iş bulmak çok zor! Az çok bir maaşın var, kendi kendini idare ediyorsun, hayallerini unut ve işine odaklan. Ya istediğin iş tutmazsa? Elindeki işten de olursun; otur oturduğun yerde.” Egoyu dinleyen sen hayalindeki yeni işten vazgeçerek, rutin hayatına devam ediyorsun. Eğer bu halinden memnun olsaydın sorun yoktu fakat konfor alanın şimdilik çok da farkında olmadığın bir ıstırap alanına dönüşüyor. Konfor alanında kalmak güvenlidir, bunu hepimiz kabul ediyoruz; risk azdır ve bir sabitlik söz konusudur. Bu sabitliği risklerle olduğu gibi risksiz de değiştirebilirsin. Ayağa kalk ve konfor alanını terk et!

Egosuz Bir Değişim ve Gelişim İçin: Cesaret!

            Konfor alanınızı kendi kendinize sorgulamanız mümkündür. Eğer her gün aynı yemekleri yemeyi tercih ediyorsanız, sürekli aynı yerlerde geziyor farklı deneyimlerden kaçınıyorsanız, tatile hep daha önce gittiğiniz yerlere gidiyorsanız, bildiğiniz markaların dışında ürün satın almaktan çekiniyorsanız sizde konfor alanınızı korumaya çalışıyorsunuz demektir. Bu elbette ki yanlış bir şey değildir. Ego bu süreçte, bilinçaltı seviyesinde doğal olarak gelişen, zarar görmenizi minimuma indirgemeye çalışan bir mekanizma olarak devreye girer ve sizi korumaya çalışır.  

            İlerlemeyi, büyümeyi, yeni bir şeyler öğrenmeyi, kariyer yapmayı ve benzeri eylemleri hedefliyorsanız konfor alanını bozmak zorunda olduğunuzu zaten belirttik. Elinize geçen yüklü miktardaki parayı korumaya çalışacak, ne yapacağınızı şaşırdığınızda ise ister istemez panik alanına girmiş olacaksınız. Yaşamın farklılıklar gösteren neredeyse her alanında konfor, gelişme ve panik alanlarından bahsedilebilir. Cesaret kelimesindeki “C” harfi silindiğinde geriye kalan konfor alanıdır. (:  Önemli olan cesaret gösterip bir üst seviyeye çıkmak, konfor alanı ile gelişme alanı arasında kontrollü geçişler yapabilmektir. Bunu sağlayan birey ve kurumlar genellikle başarı gösterebilenlerdir.

Konfor Alanı Psikolojisinin 3 Ayrı Fazı

            Evinizdeki mutfak masanızda ya da salonunuzda televizyon seyrederken genelde aynı koltuğa oturarak yemek yediğinizi, televizyonu aynı köşeden seyrettiğinizi hiç fark ettiniz mi? Belki de geçen gün yurtta, okulda, evde güzel bir kahve yapmak istediniz, kupaların olduğu dolabı açtınız ve o da ne? Dolapta o en sevdiğiniz kupanızı bulamadınız ve farklı bir kupa kullanmanızın kahvenin tadını değiştirmeyeceğini bilmenize rağmen kendinizi oldukça huzursuz hissettiniz. Hatta kendi kupanızı bulmak için etrafta deliler gibi dönüp durdunuz ama bulamadınız ve bulunduğunuz alanın ortak kupalarından birinden hiç keyif almadığınız bir kahve içmek zorunda kaldınız. (:

            İşte yukarıda verdiğimiz örnekler hayatımızda farkında olmadan içinde bulunduğumuz sayısız konfor alanlarımızdan bazılarıdır. Son zamanlarda oldukça popüler hale gelen bu söylem, belki de herkes için farklı anlamlara karşılık geliyor. Örneğin, Instagram’da “#comfortzone” araması yaptığınızda yedi yüz binin üzerinde farklı anlamlar içeren paylaşım görebiliyoruz. Fakat “konfor alanı” tamamen bilimsel bir kavramdır ve kısa tanımı şu şekildedir: “İnsanın kendini hâlihazırda aşina hissettiği bir ortamda, her şeyi kontrol edebildiği yanılgısına düştüğü ve kendini rahat hissettiği psikolojik evre.”

  1. Optimum Performans Alanı

            Araştırmalar doğru derecelendirilmiş stresin insanın performansını artırdığını gösteriyor. Bu alan gelişimin, hareketin ve heyecanın olduğu evreye karşılık geliyor. Biz bu bölgeyi “Sihirli Alan” olarak adlandırıyoruz. Bu bölgede bulunan bireyler durmadan yeni şeyler öğrenmeye çalışırlar. Bundan zevk alır ve kendini geliştirmekten büyük mutluluk duyarlar. Yeni tecrübelerini arkadaşlarına sundukları mini hikâyeler veya gösteriler ile taçlandırırlar. İşlerini her zaman ciddiye alır ve yapacakları her yeni girişime ellerinden geldiğince iyi hazırlanırlar. Yapacakları işe ne kadar hâkim olsalar da heyecanları ve stresleri her daim onlarladır. Bu heyecan ve stres seviyesi derecelendirildiği (normal seviyede tutulduğu) takdirde, bireyin ustalaşasını, gelişmesini ve optimum performans alanını en iyi şekilde gelişim alanı olarak kullanmasını sağlayacaktır. Aslında bireyin o an yaşadığı şey stres değil, tatlı bir heyecandır.

  1. Tehlikeli Alan

            Yüksek derecede stres ve kaygının hüküm sürdüğü, bocalamanın ve kararsızlığın kendini gösterdiği evreye karşılık gelir. Biz bu bölgeyi “Felç Alanı” olarak adlandırıyoruz. Yazımızın ilk başlarında örneğini verdiğimiz, konfor alanına saplanmış piyanisti bir düşünün. Enstrümanını kendi köşesinde çalarken, bir gün arkadaşlarının onu motive etmesiyle bir konserde performans gösterme kararı alabilir. Bu kişi, kuvvetle muhtemel konser tarihine kadar ağırlıklı olarak “nasıl oldu da bu belayı başıma aldım” şeklinde kendini suçlar. Çalışarak, zaten hâkim olduğu konuyu geliştirebilecekken, hayatına farkında bile olmadan farklı öncelikler dâhil edecektir. Sonunda, o gün geldiğinde ise ne sahneye çıkmak isteyecektir, ne de başarılı olabilecektir. Hissettiği yüksek kaygı ve derecelendirilemeyen heyecan-stres nedeniyle normalde yapabildiği şeyleri bile yapamaz hale gelecektir. Sonunda, bu yüksek kaygı ile baş edemeyip, yine konfor alanındaki sınırlar dâhilinde piyano kariyerine devam edecektir.

  1. Kaygıların Yükseldiği Alan

            Konfor alanını olumlu olarak değiştiren bölgenin gelişme alanı olduğundan bahsetmiştik. Bir de “Panik Alanı” diye adlandırdığımız bir evre var ki işte bu noktada çok dikkatli olmak gerekiyor. Bu alanda rahat düşünmek genellikle mümkün olmuyor. Kaygı, korku, endişe gibi duygular ön planda oluyor. Örneğin; araba almaya karar verdiniz ehliyet kursuna gittiniz, ehliyeti ve arabayı aldınız. Bir kaç gün geçmeden küçük bir kaza geçirdiniz. Öyle korktunuz ki artık direksiyona dokunmaya bile cesaretiniz kalmadı; araba kullanmayı geçin hiç bir vasıtaya binemez hale geldiniz. İşte bu panik alanıdır. Cesaret kırılmış, kaygı ve endişe hâkim konuma erişmiştir. Bu alanda kişiyi tekrar araba kullanmaya teşvik etmek epey zor olacaktır. “Felç Alanı” ve “Panik Alanı” arasındaki fark da tam olarak budur, birinde önceden sezinlenen kaygılar ve korkularla bırakılan hedef, diğerinde ise yaşanmışlıklar sebebi ile bırakılır.

Peki, Ne Yapmalı?

            İnsanın her zaman konfor alanlarına sahip olması gerektiği varlığı yadsınmaz bir gerçektir. Sadece konfor alanının ve egonun bilincinde olup gerekli zamanlarda heyecan-gelişim alanına çıkmasını bilmek gerekiyor. Aksi takdirde hayatınız monotonluk ve pişmanlıklar ile dolu olacaktır. Evinizin, okulunuzun, iç-dış dünyanızın ve dahi iş dünyasındaki tüm firmaların konfor alanları vardır

            Gerek özel hayatınızda gerekse okul ve iş hayatlarınızda her zaman konfor alanlarınızın dışına çıkmaya cesaretiniz olsun. Çünkü hayat gelişmelerle ve o kimi zaman huzurlu kimi zaman huzursuz tempo ile çok daha güzel. İçinde bulunduğunuz güven çemberinin dışına çıkmazsanız değişemezsiniz. Değişmezseniz, geleceğin bir parçası değil, sadece ve sadece izleyicisi olabilirsiniz.

İdeal Ailesi’nin Konfor Alanı (:

            Evet, biraz da öğrencilerimiz için yurt içerisinde özenle hazırladığımız konfor alanlarımızdan bahsedelim. Egonuzun asla terk etmek istemeyeceği bu alanlar aynı zamanda sizi bambaşka aktivitelere ve yepyeni gelişmelere sürüklediğimiz, hem konforlu hem de optimum performans alanına sahip yerlerdir. Özel İdeal Kız ve Erkek Öğrenci Yurtları’nda dereceli yaşamlar seni bekliyor! (:

  • Her bütçeye uygun ve her türlü ihtiyaca cevap verebilecek nitelikte 1, 2, 3, 4, 5, 6 kişilik odalarımız ile 26 yılı aşkın bir süredir konforunuz için hizmet vermekteyiz.        
     
  • Ranza tipi veya baza tipi yataklı oda seçeneklerinin yanında televizyonlu veya televizyonsuz oda seçenekleri ile de kız – erkek tüm öğrencilerimiz için isteğe ve ihtiyaçlara göre düzenlenmiş konfor alanları sunmaktayız.
     
  • Yurtlarımızda her sabah ücretsiz açık büfe sabah kahvaltısı imkânı sunmaktayız. Aynı zamanda belirli dönemlere özgü etkinlik ve faaliyetlerimiz sırasında öğrencilerimize çay, kahve, salep, spagetti ve benzeri ikramlarda bulunmaktayız.  
     
  • 24 saat sıcak su hizmetine ek olarak, çamaşır yıkama ve ütü yapma imkânlarını da yine ücretsiz olarak öğrencilerimizin hizmetine sunuyoruz.        
     
  • Zevkle döşenmiş, bulunduğunuz süreçte huzurlu ve ferah vakitler geçireceğiniz ortak kullanım alanlarımızda; çalışma salonları, spor salonları, dinlenme odaları gibi… Oldukça keyifli ve konforlu vakitler geçirebilirsiniz.         

 

Yurt Sihirbazı Whatsapp